Bilgi Sahibi Olmadan Fikir Sahibi Olmak

 bcakir
 5 Haziran 2011

Biz millet olarak ne zaman işimiz olmayan şeylere karışmamayı öğreneceğiz ya da bilgi sahibi olmadan fikir sahibi olmayı bırakacağız? Açıkcası kolay kolay bu huyumuzdan kurtulabileceğimizi düşünmüyorum.

Bu yazıyı yazmama FATİH projesi, devamında da 40 bin yabancı ingilizce öğretmeni alımıyla ilgili haberler ve en önemlisi de bu konular hakkında incir çekirdeğini dolduracak kadar dahi bilgisi olmayan kişilerin sosyal ağlarda ve diğer haber sitelerinde yazdığı yorumlar neden oldu. Bu projelere amaçları düşünülerek bakıldığında gerçekten kaliteli ve yapılması gereken projeler olarak göze çarpıyor olarak gelebilirler. Fakat uygulama o kadar da kolay değil. Fatih projesi kapsamında 650 bin tane akıllı tahta okullara dağıtılacak. ODTÜ’de bile her bölümde olmayan bu teknoloji araçlarının ilköğretim seviyesine kadar indirilmesi süper. Ama iş uygulamaya gelince, durum düşünüldüğü kadar da kolay değil. Türkiye’de 800 bin öğretmen var bu insanların BT (Bilişim Teknolojileri) yetkilileri tarafından eğitileceği söyleniyor. Ben sormak istiyorum kaç tane BT uzmanı akıllı tahta kullanımını, materyal tasarlamasını biliyor. Gerçekten hesaplansa ortaya çok komik rakamlar çıkacak. Bizim ülkemizde fizik, kimya vs. bölümlerden daha Word, Excel kullanmayı doğru dürüst bilmeyen öğretmenleri “Formatör “ yapmadılar mı? Biz kendi öğretmenimizi, mühendisimizi, avukatımızı diğer meslek gruplarında ki insanlarımızı doğru dürüst eğitemiyoruz, durum ortada. Kalkmışız 40 bin tane yabancı ingilizce öğretmeni alarak ingilizce öğrenememe sorununu çözmeye. Ben buradan o zaman soru sormak istiyorum sizlere; mantığı bu şekilde kurunca Gölcük depreminde 40 bin üzerinde insanımız öldü. İnşaat mühendislerini de dışarıdan özellikle Japonya’dan getirtelim ki depremlerde insanımız ölmesin. Ben öğretmenlerimize veya diğer meslek gruplarındaki insanlarımıza iyi eğitim veremiyoruz sorununu anlarım. Eğitim kalitemizi artırmak için elimizden gelenin (müfredat, eğitmen, teknoloji vs.) en iyisini yapmamız gerektiğini kabul ederim ama kendi mezunumuzun eğitim kalitesini artırmaya çalışacağına dışarıdan bir meslek gurubundan insanı ithal etme ancak gülünecek sonuçlar ortaya çıkarır. Madem bu kadar yurtdışındaki eğitimleri örnek alıyoruz ben çok daha önemli bir soru sormak istiyorum buradan yetkililere; kaç tane üniversitede öğretim görevlisi olarak çalışan kişi enformatik dersleri almış. Çok fazla düşünmenize gerek yok sadece eğitim fakültesinden mezun olanları. Yurt dışında ise üniversite hocalığı yapmak isteyenler için enformatik enstitüleri var ve buradan belirli bir saat eğitim alınılması zorunlu her öğretim görevlisi için. Burada üniversitede anlatılan derslerin daha iyi nasıl anlatılacağı, derslere teknolojinin nasıl uygulanacağı ve üniversite hocalarına daha iyi nasıl eğitim verilmesi gerektiğiyle alakalı çalışmalar yapılıyor. Bizde bu zorunluluk yok. Çok iyi mesleğini bilebilirsin. Örneğin; inşaat mühendisliğinde ders veren öğretim görevlisi; inşaatta yeni bir beton karışımı bile bulmuş olabilir. Ama bu onun iyi ders anlatabileceğini göstermez. Madem mezunlarımız (özellikle öğretmenlerimiz) çok yetersiz, ilk önce onları eğitenleri düzeltelim. Belki bu uzun süreç isteyebilir ama en azından sorunlarımızın köklü çözümü olur.

Ayrıca benim anlayamadığım bir önemli meselede; neden eğitimin sorunlarını avukatlar, mühendisler, doktorlar, diğer meslek grupları tartışıyor. Bu sorunun uzmanları eğitimle uğraşan kişiler. Bırakalım sorunu uzmanları çözsün. Eğer herkes birbirinin işine karışacaksa bu sorunlar ancak tartışılan düzeyde kalır, hiçbir zaman sorunlara çözümler bulamayız. Bununla alakalı somut bir örnek vermek istiyorum. Hiçbir kimse doktorun yaptığı işe karışamıyor çünkü yanlış bir tedavide hasta ölebiliyor. Ama eğitimde nasılsa kimse ölmediği için bilgisi olanın da olmayanın da eğitim için söyleyecek sözü var. Fakat öğretmenlerin yaptığı meslekte en az diğer meslekler kadar önemli çünkü öğretmenlerin yaptıklarının sonuçları uzun vade de görülüyor ve yanlış uygulamalar yapmışsa veya yaptırtılmışsa bütün bir nesil hasta oluyor.

 516 Okunma

Yazı hakkında görüşlerinizi belirtmek istermisiniz?

Daha fazla Genel Bilgi
Kapat