Türkiye’de Çocukların Bilgisayar Karnesi

 bcakir
 30 Ekim 2011

Pisa, ICT 2009 sonuçlarıAvrupa Çevrimiçi Çocuklar Araştırma Projesi sonuçları ve bu yıl Arı Koleji‘nde yapıyor olduğum stajda gözlediğim sonuçları içeren bir yazı yazacağım. Gönül isterdi ki güzel bir şeyler kaleme alayım ama maalesef her zaman istenilen olmuyor. Değineceğim konu; Türkiye’de çocuklara verilen bilgisayar eğitimi.

2009 yılında yayınlanan Pisa sonuçlarına baktığımızda; çocuklarımız yeterince bilgisayar bilgisine sahip değil. Bilgisayar bilgisi, Facebook’da sabah akşam sohbet etmek, bilgisayar oyunu oynayabilmek demek değil; tam tersine, sunum, kelime işlemci, veritabanı gibi programları kullanabilmek ve bunlarla gerekli içerikleri hazırlayabilmektir. Eğer rapor sonuçların merak ediyorsanız Türkçe değerlendirmesini daha önce sayın hocamız M. Yaşar Özden yazmıştı. Bilgisayar kullanımımız bu kadar gerideyken, ben hala neden Bilişim Teknolojileri Dersi kredisiz ve 1 ders saati anlayamıyorum. Gelecek dijital dünyada deniyor ama çocuklarımıza herhangi bir yatırım yapılmıyor. Madem çocuklar bilgisayarı kendi kendilerine öğrenebiliyorlar o zaman okula gerek yok. Bu mantıkla herkes kendi başına fizik, kimya, matematik de öğrenebilir. Ayrıca, bilgisayar bilgisi skorlarımız neden artacağına sürekli azalıyor? Bu kısım için başka bir şey yazmaya gerek olduğunu düşünmüyorum. Sonuçlar bilgisayarın kendi başına öğrenilemeyeceğini kısaca kanıtlıyor bizlere. Şimdi de biraz da diğer araştırmadan bahsedeyim.

Avrupa Çevrimiçi Çocuklar Araştırması sonuçlarına göre ise Türkiye’de çocukların ve ailelerin bilgisayar ve internet kullanımı düşük seviyelerde. Özellikle de çocukların eğitiminde çok önemli rolü olan annelerin. Eğer annelerin bilgisayar bilgisi yeterli değilse, çocukların kontrolü ve eğitimi için çok kötü bir sonuç ortaya çıkar. Ben bu sonuçları görünce, ebeveynlerin çocuklarının neden bilgisayar kullanmasını istemediklerini daha iyi anlıyorum. Çünkü hem çocukların bilgisi hem de öğretecek kişi olmadığından dolayı bilgisayarı sadece oyun oynamak, sohbet etmek için kullanıyorlar. Ayrıca bu durum ülkemizden neden bilgisayar alanında yenilikçi bir şeylerin çıkmadığının da göstergesi.

Yazımı tamamlamadan önce biraz da stajda ki gözlemlerimden bahsetmek istiyorum. Kolejde staj yaptığım için gerçekten imkanlar iyi derecede. Arkadaşlarımdan devlet okuna gidenler var, söylediklerine inanasım gelmiyor. O kadar eski bilgisayarlar varmış ki okulda, demirbaştan kayıtlarını düşmüşler (bilgisayarın bellekleri 2MB). Gerisini siz düşünün. Ayrıca, daha Ankara’nın merkezindeki okullarda durum böyleyse, teknoloji eşitleme çalışmaları tutar mı diye de düşünmüyor değilim. Buna ilaveten, okul iyi olunca da sorunlar bitmiyor ki. Çocukların bilgisayar dersine karşı bir istekleri yok. Tek yapmak istedikleri oyun oynamak. Çünkü, kredisi olmadığından dersin onların gözünde değeri ve yaptırımı yok. Ek olarak, 1 ders saati konuları öğretip, pekiştirme uygulamaları yapmak için de yeterli gelmiyor. Bu konuda söyleyebileceğim, 2. sınıfın yazında arkadaşlarımla birlikte çocuklara bilgisayar eğitimleri vermiştim. Aileleriyle bir vesileyle karşılaşma fırsatımız oldu. Bir aile, çocuklarının öğrettiğimiz 3D animasyon programında uçuş simülasyonu yaptığını, diğer bir tanesi ise Flash ile animasyonlar yaptığını söylediğinde çok mutlu olmuştum. Demek oluyor ki; çocuklar eğitim verildiğinde bilgisayarı, oyun oynama dışında üretim amacıyla da kullanılabiliyor.

Son olarak söylemek istediğim; 2011 yılı bitiyor ve 2012 yılına doğru gidiyoruz. 2012 yılında Pisa araştırması tekrar yapılacak inşallah sonuçları daha kötü olmaz. Ayrıca, devlet büyüklerimiz bilgisayar dersi için yaptıkları yanlışlarından vazgeçerler de daha kötü durumlara düşmeyiz.

 432 Okunma

Bu yazıya 3 yorum yapılmış.

  1. Genel kitle için konuşacak olursak bilgisayar bir amaç değil araçtır (Bilgisayar mühendisi ya da yazılımcılar için amaç olabilir). Bu nedenle de okullardaki BT kullanımı bir bağlam içinde kalmayınca verilen bilgisayar dersini de Matematik, Fizik, Kimya dersi ile karşılaştırmak anlamlı olmamakta. Öğrencilerin temel bilişim becerileri eksikse bunlar için kurslar tabii ki verilmeli ama BT yi gerçek hayat ile ilişkili bir süreçle bütünleştirmediğimizde verdiğimiz dersin anlamı kalmıyor. Çocuklar bilgisayara bayılır ama bilgisayar dersinden hiç hoşlanmaz, acaba neden? Yazın verdiğin eğitimde ders kredisi yoktu ama severek geldiler, ilginç değil mi? Bilgisayar dersinde Excel öğrettiğinde bu öğrettiğin 2 gün sonra unutulmaya mahkümdur. O zaman yapılması gereken aracı bağlama yerleştirmek yani derslerle entegre etmektir. Kompartmantalist yaklaşımla bilgisayarı bilgisayar dersine kısıtlamak zaten onlarca yıldır yaptığımız şeydi ve çalışmadığı görüldü. Fizik, Kimya, Matematik öğretimi farklı bir alandır, temel bilişim yeteneklerinin öğretimi farklı. Birde dünyaya bir bakalım, hangi ülkede bilgisayar öğretmenliği bölümü var (computer science teacher demiyorum), neden bizden Erasmus için giden öğrenciler Avrupa’da bilgisayar öğretmenliği bölümü bulamıyorlar? Bu tartışma çok su kaldırır ama blog için bu kadar yorum yeter. Birde belki şu linke bakmakta da fayda var:
    http://www.hole-in-the-wall.com/
    Sağdaki “How it All Started” linki ozet bilgi veriyor.

    • hocam peki siz ne önerirsiniz?bilişim dersi tamamen kaldırılsın diğer derslerle entegre olsun mu yoksa dersin müfredatı yenilensin mi demek istiyorsunuz?tam olarak anlayamadım yazınızdan.
      bizlerde dersin müfredatının güncellenmesi taraftarıyız.çocukların derste kendilerinin bir şeyler üretmeleri sağlanabilir.ülkemizde pek çok dersin öğretiminde aynı sorunu yaşıyoruz.yıllardır ingilizce dersi görüyoruz çoğumuz sınavdan 90-100 alsakta yabancı biriyle karşılaşınca 2 cümleyi bir araya getiremiyoruz.tarih,coğrafya dersini kaçımız iyi hatırlıyoruz.
      ben şahsen bilişim teknolojileri dersinin teknoloji tasarım dersinden daha önemli bir ders olduğunu düşünüyorum.çocuklar okul öncesinde büyük ve küçük kas gelişimlerini zaten geliştiriyorlar yeterince.kağıttan,kartondan şekiller yapmak yerine bilgisayarda bunları çeşitli programlarla uygulayabilirler.bilişim çok kapsamlıdır müfredat yenilenirse çok iyi yerlere gelinebilir.

  2. Aslında bu biraz içten gelen bir şey oluyor. Mesela ben 14 yaşındayım. Ama ASP bilgim orta seviyede. Babam ileri düzeyde ASP biliyor ama bana pek yardım etmedi. Annem ise pek bilgisayar konusunda yetenekli değil. (Kodlama bakımından). İçten gelen bir şey bu. Ben internetten video izleyerek deneyerek öğrendim herşeyi. Benim yaşımdaki tüm çocukların ellerinde bilgisayar ve internet var. Eğer içlerinden gelseydi onlarda bazı şeyleri öğrenebilirlerdi. Bazı kişiler bilgisayarı “e” yazılı kutucuğa basıp çıkan “Google” yazan yerin altındaki boşluğa “facebook” yazmaktan başka bir şey bilmiyor.
    Veya bazıları yine “başkaları” yardımı ile yüklenen oyunların simgesine basmaktan başka bir şey bilmiyor. Ama asıl önemli olan o açtığın uygulamanın içeriği değil nasıl yapıldığıdır. Yani ben öyle düşünüyorum ve bilgisayarla ilgili herşeyi çok seviyorum. (Microsoft Ürünleri hariç onlara bir fobim var 🙂 )

Yazı hakkında görüşlerinizi belirtmek istermisiniz?

Daha fazla Genel Bilgi
Kapat